16 MART 1838'DEN BERİ HARBİYE'DEKİ YERİNDE ÇOK ÖNEMLİ BİR İŞLEVİ YERİNE GETİREN SULTAN ABDÜLMECİD'İN FERMANI VE 10.000 KURUŞLUK İANESİYLE İTALYAN KÖKENLİ TÜCCAR GİACOMO ANDERLİCH TARAFINDAN HAYATA GEÇİRİLEN HAYATIN SON MEVSİMİNDE YALNIZ KALMAMAYI İSTEYENLERE KUCAK AÇAN KURUM ARTİGİANA'NIN KURULUŞ PROTOKOLÜ, BAĞIŞ, GELİR GİDER TUTANAKLARI VE MÜTEVELLİ HEYETİ TOPLANTILARININ PROTOKOLLERİ.

1. Defter: SOUSCRIPTION EN FAVEUR BUREAU DE CHARITE A CONSTANTINOPLE
1838 – 1841 tarihleri arası kuruluş protokolü, bağış gelir gider tutanakları 171 sayfa; 19x24 cm

2. Defter: ASSOCIAZIONE COMMERCIALE ARTIGIANA DO PIETA IN CONSTANTINOPOLI
1859 – 1871 tarihleri arası toplantı protokolleri – 259 sayfa; 22x34 cm, CİLT KAPAĞI KOPUKTUR

Artigiana, 16 Mart 1838'den beri Harbiye'deki yerinde çok önemli bir işlevi yerine getiriyor. Sultan Abdülmecid'in fermanı ve 20.000 kuruşluk insanıyla, İtalyan kökenli tüccar Giacomo Anderlich tarafından hayata geçirilen bu kurum, hayatın son mevsiminde yalnız kalmamayı isteyenlere kucak açıyor.
Çeşitli dinlerden ve cemaatlerden 80 kadar yaşlı insan, kendilerine ait odalarda, kendi eşyalarıyla, isterlerse gündüzleri dışarı çıkıp akşamları geri dönerek yaşıyorlar. Bakıma muhtaç olanlar ise revire alınıyor.

İçeri girildiğinde, resepsiyonun arkasındaki duvarda büyük bir pano çarpıyor göze. 1838'den 1900'lere dek kuruma bağışta bulunanların adları var. Sultan Abdülmecit'in ardından, Sultan Abdülaziz de birkaç kez, toplam yaklaşık on sekiz bin kuruşluk yardım yapmış.

Tanıdık başka adlar da var bağışçıların arasında. Örneğin 1872'deki hayırseverlerin arasında Francesco Della Sudda, nam-ı diğer Faik Paşa göze çarpıyor. Kendisi, başta bugünkü AFM sinemalarının karşısındaki olmak üzere Pera'nın çeşitli yerlerinde eczanelere sahipti. Saray sonunda onu Paşa unvanıyla onurlandırmıştı. Bugün Yunan Konsolosluğu'nun bulunduğu Turnacıbaşı Sokak'tan, Galatasaray Lisesi'nin arkasındaki Hayriye Caddesi'ne bağlanan upuzun Faik Paşa yokuşunun adı da, işte bu eczacıların paşasından geliyor.

İkinci tanıdık isim, Corpi'ninki. Bu aile Sakız Adası'ndan göçmüştü İstanbul'a. Amerikan Konsolosluğu'nun uzun süre işgal ettiği Tepebaşı'ndaki bina da, işte bu ailenin mülküydü ve "Palazzo Corpi" diye anılırdı, yani Corpi Sarayı.

Gene 1878'de, Alleon ailesi de cömertliğini sergilemişti Artigiani'ye karşı. Alleon'lar, Fransa'dan Devrim'in ardından gelen terör döneminde kaçıp Osmanlı'ya sığınmışlardı. Bank-ı Dersaadet'i (ya da Banque de Constantinople'u kurmuş), bugünkü Odakule'nin yerinde bir konak inşa ettirmiş, ardından bunu satıp bugün Erol Dernek diye bilinen sokakta bir eve yerleşmişlerdi. O sokağın eski adı Alyon'dur zaten. .

Bağışçı listesi daha çok uzun; özetlemek gerekirse imparatorluk başkentinin zenginleri, özellikle de Katolik kesimi, Artigiana'yı hiç yalnız bırakmamışlardı. Öte yandan Avusturya Kraliçesi, Arşidük François Charles, Arşidük Maximilien, Bavyera Kralı, Kolonya Başpiskoposu da burayı unutmamışlardı.

1896'da doğup 1981'de ölen Gabriel Couteaux ise, hayatın kendisine sunduğu zenginlikleri Artigiana'nın sakinleriyle uzun süre paylaşmış, yıllar boyunca kurumun hamiliğini yapmış, 1966-67'de, eski binanın yerine yenisinin yapılmasına ön ayak olmuştu. Artigiana, 1970 yılında bir kararnameyle "İhtiyarlara Mahsus Cemiyeti Hayriye Derneği" olarak adı tescil edilen ve başkanlığını bugün Fortunato Maresia'nın yaptığı bir dernek tarafından idare ediliyor. Saadet Özen / Beyoğlu Gazetesi 20.11. 2004